2026’ya yaklaşırken Türkiye’nin fuar ve iş turizmi sahnesi her zamankinden daha hareketli. TOBB’un açıkladığı takvim, hem ulusal hem uluslararası arenada yoğun bir sezonun bizleri beklediğini gösteriyor. Peki bu fırsatın içinden nasıl sıyrılır, markanızı nasıl görünür kılarsınız?
2026’ya yaklaşırken Türkiye’nin fuar ve iş turizmi sahnesi her zamankinden daha hareketli. TOBB’un açıkladığı takvim, hem ulusal hem uluslararası arenada yoğun bir sezonun bizleri beklediğini gösteriyor. Peki bu fırsatın içinden nasıl sıyrılır, markanızı nasıl görünür kılarsınız?
1. Fuarları sadece etkinlik değil, strateji aracı olarak görün.
Hangi fuara katılacağınızı seçmek, sadece sektöre göre değil; hedef müşterinizin davranışına, pazar trendlerine ve rakiplerinizi nasıl konumlandığınıza göre belirlenmeli. Fuar katılımı bir varlık-yokluk göstergesi değil; doğru planlanırsa bir büyüme hamlesidir.
2. Stant ve marka sunumunuzu kişiselleştirin.
Katılımcılar artık sadece bilgi değil, “deneyim” peşinde. Stant tasarımınızı, sunumlarınızı ve tanıtım materyallerinizi markanızın ruhunu yansıtacak şekilde oluşturun. İnsanların hafızasında iz bırakan şey, çoğu zaman hissettirdiklerinizdir.
3. Fuar öncesi iletişim altın değerindedir.
Katılacağınız fuarı duyurun; LinkedIn, Instagram, mail listeleri… “Görüşme randevusu” stratejisi kurun. Fuar alanına geldiğinizde ziyaretçiler zaten sizi beklesin.
4. Uluslararası fuarlar için partnerler belirleyin.
2026’da özellikle sanayi, tekstil, otomotiv ve gıda fuarlarında yabancı ziyaretçi yoğunluğu yüksek olacak. Bu nedenle fuar öncesi kısa iletişim ağları kurmak, işinizi birkaç adım öne taşır.
Fuarlar; büyümek, görünür olmak, yeni pazarlara açılmak ve markanıza güç katmak için eşsiz bir platform. Doğru planlama ile 2026 sizin yılınız olabilir.
Bu içeriği faydalı bulduysanız paylaşın